1801 - 1833


1801
-Bilmiyorum! (Çoğu mevzuyu açılmadan kapatan sihirli kelime) 
-Neyi? (Her sihri itinayla bozar)

1802
*Bazı acıların dilsiz olduğu tamamen asılsız, acı duyum eşiğimizin üzerinde olduğundan hiçbir şey hissetmiyoruz!

1803
*Sen hep kötümserdin, sadece benim yanımda iyimser kalıyordun o kadar!

1804
-Gezi yazısı yazar mısın?
-Yazmak için gezmek gerekmiyorsa, tabi ki!

1805
*Seksen yaşına gelmiş, denize kıyısı olan bir şehirde yaşıyor ama hiç deniz görmemiş, diye üzülerek bahsedilen kişiler var ya, ben de o insanlardan biriyim ama üzgün değilim; çünkü benim kafamın içini bir görseniz kapıdan dışarı adım atmaz, bir ömür boyu gezip dolaşırsınız içinde.

1806
*Yazmak bir kağıt karalama sanatıdır.

1807
*İnsan bir yalana inanmak istiyorsa hakikatin hiçbir bağlayıcılığı yoktur.

1808
*Neşesini kaybeden bir insandan daha kötüsü yoktur. Karamsarlar hariç!

1809
*Şu an olmam gereken yerde olmadığım için yaşadığım sıkıntının, orada olduğumda yaşayacağım sıkıntıya oranını hesaplamaya çalışıyorum, acaba hangisinde daha çok sıkıntı duyardım.

1810
*Şimdi gidip biraz hüzün toplayacağım eve gelince karesini alırım artık.

1811
*Kurduğum hayalin içine düştüm çıkamıyorum!

1812
*Kendi kusurlarıma takılmaktan kurtulmak için gösterdiğim çaba beni başkalarının kusurlarını görmekten koruyor ama bu beni onlardan korumuyor!

1813
*“Cehennem nerede?” diye sordu Hancı. “İçine girdiğinde çıkamadığın her yerde!” dedi Yolcu.

1814
*Yaşadığımı üzüntüyle öğrenmiş bulunmaktayım.

1815
*Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Kısa Tarihi'ni kitaplığımda bulamıyorum kim aldıysa yerine bıraksın!

1816
*Siz yaptığınız işi ne kadar ciddiye alırsanız, insanlar da sizi o kadar ciddiye alır. Komik bir şey yapsanız bile!

1817
*Bu konu günlük hayatta ne işimize yarayacak, diyen öğrencime bir hayat dersi verdim. Bizde var, diye almadı.

1818
-Hocam oruç tutuyor musunuz?
-Yok evladım, açlık grevindeyim!
-Tüh, oruç tutsanız iyiydi!

1819
*Seni takip edenler birer ikişer azalıyor, dedi hancı. Ben aynada kendi yüzümü göreceğim, dedi yolcu.

1820
*İt ayağı yediğiniz doğru mu, diye sordu hancı. Yemekleri siz yapıyorsunuz, diye cevapladı yolcu.

1821
*Hobi olarak hayal kuruyorum.

1822
*Adam hayal dünyasında yaşıyor, dedi biri. Hayır, dedi diğeri, biz adamın hayal dünyasında yaşıyoruz!

1823
*Sonuç, dedi adam, sebebi nasıl tanımladığımızla doğrudan alakalıdır.

1824
"İnsanlar değişimin iyi olduğundan söylerler," dedi hancı, "ama ne kadar acı olduğundan söz etmezler!"

1825
"Yolculuğunu tamamlamak istiyorsan," dedi hancı, yolcuya. "Yolu değil, yolun sonunu düşünmelisin!"

1826
*Para el değiştirebilir, dedi kumarbaz, ama masanın dışına hiç çıkmaz!

1827
*Sen istiyorsun diye bir şey düzelmez, dedi kadın adama. Kırıkları bir araya getirip birleşmesini beklemek çaba ister!

1828
"Hiçbir gürültü iyi bir fikri susturamaz," dedi adam kendinden emin bir şekilde. "Ama duyulmasını engeller!" dedi diğeri şüpheyle.

1829
"Yaptıklarının sorumluluğunu alan kimse," dedi cellat. "Karanlıkta saklanmak zorunda kalmaz."

1830
*Bugün eve gelen usta mesleğimi sordu. Öğretmen deyince, "Dünyaya bir daha gelirsem çok okuyup öğretmen olacağım." dedi. Bu güzel temennisini, "Ben de dünyaya bir daha gelmeyi hiç düşünmüyorum." diyerek desteklediğimi düşünüyorum. Bir dahaki sefere benden boşalan yeri doldurabilir.

1831
*İçimdeki boşluğu, dedi adam, acıyla da olsa doldurmak istiyorum.

1832
*Müslüman yalan söylemez, ama bir yalancı Müslüman olduğunu söyleyebilir!

1833
-Planlarının başarıya ulaşmasını istiyor musun?
-Evet.
-O zaman onlardan kimseye bahsetme!