321 -330



321
*Evliya Çelebi'yle hiç anlaşamıyoruz zira o gezmeyi, ben durmayı seviyorum.

322
*Bir romancının belgeye değil hayal gücüne ihtiyacı vardır; bir de iyi bir reklam kampanyasına...

323
*Bir romanın(!) sonunda kaynakça görürsem dudaklarımda alaycı bir gülümseme beliriyor ve zihnimde "Belgesel Roman" spotları yanıyor.

324
-Ne yazıyorsun?
-Belgesel Roman!

325
*Çoğu insan dünyaya yanlış zamanda geliyor; ya çok geç geliyorlar ya da çok erken; belki de tek vaktinde gelen ve bir türlü gidemeyen benim!

326
*İnsanlık o kadar hızlı ilerliyor ki biz zavallılar sadece sürükleniyoruz.

327
*Aklınız isyan etmiyorsa kalbiniz yanlış yoldadır.

328
*Ölürsem mezar taşıma yazılacak yazı için hatırlatma: "Ne bir renk kaldı ne de bir iz; meğer gelip geçen zaman değil de bizmişiz!"

329
*Durmadan konuşup beni çileden çıkaran ruhumu susturmak için yazıyorum.

330
*Zihninizi dağıtın, toplarken harika şeyler buluyorsunuz.


311 - 320



311
*Sembolü terazi olan bir adalete güven olmaz; çünkü ibre ağır basandan yanadır.

312
*Hayat, bize trajedi gibi gelen bir komedidir.

313
*Ya sürünün içindesindir ya da dışında; içindeysen kimse seni fark etmez, dışındaysan kimse seni sevmez.

314
*Gözyaşlarım zehirlidir; o yüzden içime akıtıyorum.

315
*İçimize attıklarımızın zehrinin yanında söylediklerimizin acılığının bir hükmü yoktur.

316
*Bazı düşünceler deve gibidir, bir eşek önüne düşmezse harekete geçmez.

317
*Mantığımın saat gibi işlediği zamanlarda ortada beğenmediğim bir düşünce gezinir her zaman.

318
*Düşünce bir yeniden yorumlama faaliyetidir.

319
*Asıl rüyaları uyanıkken görürüz.

320
*Hayal kırıklığı, insanla birlikte yaratılmıştır.

301 - 310



301
*Sevginin de az ama uzun olanı makbul!

302
*İnsan değişime en açık canlıdır; bu sebeple sevdiğiniz şeylere dikkat edin, bir süre sonra sevdiğiniz şey haline gelmiş olabilirsiniz.

303
*Tasavvufa Giriş adlı bir kitap okudum, bu kadar günah bana yeter de artar bile!

304
*Düşünce de mantar gibidir; bazen şifadır, bazen zehir!

305
*Herkesin üzerinde mutabık kaldığı düşünce bu dünyaya ait değildir.

306
*Akıl ile saçın aynı yerde durmadığı malum; lakin ustalık ikisini de aynı başta bulundurmak.

307
*Ağzı boş olanını sesi çok çıkar; içini doldur bakalım o ağzın bir şey çıkıyor mu?

308
*Fani insan, en sevdiğim sıfat tamlamasıdır!

309
*Adaleti temsil eden terazi sembolü, tam bir adaletsizlik çağrıştırıyor bende.

310
*Terazinin bir kefesine iyiliği bir kefesine kötülüğü koyuyorsun; eşit gelirlerse adalet diyorsun!


291 - 300



291
*Beyin ile kalbi biyolojik açıdan ayrı ayrı inceleyebiliriz ancak aklı ve duyguları birbirinden bağımsız olarak düşünmek bizi bir yere götürmez.

292
*Söylenecek söz kalmadı biliyorum ama susmayı da düşünmüyorum.

293
*Düşüncelerim zekâmın ayrık otlarıdır.

294
*Güzel bir fikriniz varsa söylemekten çekinmeyin, saçma da olsa mutlaka birilerinin hoşuna gidecektir.

295
*Her şey tükendiğinde elde kalan tek şey umuttur.

296
*Ölüler ihtiyarlamaz!

297
*Ne dediği anlaşılmayan bir sükûtun ehemmiyeti yoktur.

298
*Kendisini tanımaktan korkanlar, etraflarındaki herkesi tanımak için can atıyor.

299
*Bütün iyi adamlar hep bana benziyor!

300
*Umuda fazla kulak asmayın, tanıdığım en geveze duygudur.


281 - 290



281
*Aslında biz yenilmedik; kural dışı oyuncu bulundurduğumuz için hükmen yenik sayıldık :)

282
*Kandilinizin yağı bol olsun!

283
*Kimsenin kimseyi düşündüğü yok; herkes kendi menfaat çarkının hesabına kullanacağı semboller üzerinden kötü bir dil ve eylem üretiyor.

284
*Kimse memurlar tatil yapıyor diye kızmasın; çünkü adam memur kardeşim, tatil yap dersin, yapmaya memurdur.

285
*Kafka ile aramıza şato girdi.

286
*İnsan şaşırmak istiyor ama hayat öyle bir noktaya vardı ki buna imkan yok!

287
*Dünyayı kurtaramazsın; çünkü dünya senden daha hızlı kurtulur.

288
*İslam'ı bir muhasebeci titizliğiyle, sevap günah, kar zarar hesabı yaparak yaşayan eli hesap makineli, zikirmatikli arkadaşlar, çok komiksiniz.

289
*Bu gece yapacağınız tüm ibadeti on ikiye bölüyoruz.

290
*Kalp ile aklı birbirinden ayırmak iyi bir taktik; çünkü aklıyla çevirdiği dalavereleri kalbiyle temize çekiyor uyanık.


271 - 280



271
*Tembeller her zaman mutludur! Çalışkanlar ise bir sonraki sınav için daha çok çalışmak zorundadır.

272
*Bir belayı atlattıktan sonra derin bir nefes alıyorum ve sıradaki gelsin, diyorum.

273
*Aklınıza iyi bir fikir gelmiyorsa yapacak bir şey yok; siz iyi bir fikre gideceksiniz.

274
*Yazmak istediğim romanları okuyunca canım çok sıkılıyor.

275
*Dünya bir sınavdır ama ben başvuruyu ne zaman yaptığımı hatırlamıyorum.

276
*Tövbe etmekten günah işlemeye fırsat bulamıyorum!

277
*Bu dünyada kusursuz olursam cennete ne kalacak!

278
*Cehennem garanti, biz cennet için plan yapıyoruz.

279
*Biz zaten kaybetmek için çıktık ve başarımızı bir sonraki maçı daha farklı bir skorla kaybederek devam ettireceğiz.

280
*Biz çok eğlendik, onlar galip geldiler.


261 - 270



261
*Yapmak istediğin şeyler konusunda ketum olmak en iyisidir, yapmadığınızda kimseye borçlu olmazsınız.

262
*Bağışlamak harika bir duygudur; ama öç almanın tadı bir başkadır.

263
*Kendimi bir işe yapmaya zorlayana kadar dünyanın tüm işleri oldukça zevkli.

264
*Bolca bağlaç kullanıyorum ama onlar da bizi birbirimize bağlamıyor.

265
*Bir memur işe başlarken emekli olur.

266
*Hakikati bulmanın en kısa yolu durmaktır.

267
*Zihnim ve kitaplığım arasındaki uyumu giderdim, kitaplığımı düzenledim; zihnim hala kaos!

268
*Yaptığın işten mutlu olamıyorsan sokağa çık bir bak bakalım, ne kadar çok iş var seni mutlu edecek!

269
*İdeal iş, diye bir şey yoktur; ayın on beşi vardır.

270
*Yazmak yerine yazmak üzerine düşünmek daha eğlenceli geliyor. (Yazma Tembelliğimin Felsefi Temeli)

251 - 260



251
*Bazı düşünceler gücünü dostlarından değil düşmanlarından alıyor.

252
*Ayrıntılar yalanın süsüdür!

253
*Çok düşünerek insanları düşünmeye sevk edemezsiniz, işte söz burada devreye giriyor.

254
*Günümün büyük bir kısmı can sıkıntısı ile geçiyor; diğer büyük bir kısmı ise hala neden canım sıkılmadı, diye düşünerek.

255
*Düşünüyorum, ama umudum yok!

256
*Herkesi dinliyor ama kimseye kulak asmıyorum.

257
*Bütün insanlığın canı sıkıldığı gün, mutlu olacakmışım gibi bir his taşıyorum.

258
*Bir yola çıkmadan önce insan ağırdan almalı, ama yola çıktıktan sonra gideceği yere varmak için acele etmelidir.

259
*Yol, yürümek içindir, oyalanmak için değil.

260
*İnsan gençken kendisini işine vermelidir, ihtiyarlayınca hikmet nasıl olsa gelecektir.



241 - 250



241
*Namaz bizim duvar saatimizdir, günde beş kez çalar; tabi kendimizi kurmayı unutmazsak.

242
*Söz konusu olan namaz değil; söz konusu olan niye burada olduğumuzu sürekli hatırlamak.

243
*Hepimiz dua etmek için bir dram bekliyoruz; oysa başlı başına yaşamak bir dram değil mi?

244
*Hiç olmazsa tanrı karşısında kendi başınıza düşünüyormuş gibi yapın!

245
*Bazen düşüncelerimizi bir sanatoryuma yatırırız ve bir daha ondan hiç söz etmeyiz.

246
*Bir miktar mutluluktan sonra hani benim felaketim demeye başlıyorum.

247
*Bir cemaate mensup olan kişi, inançlarından daha çok mensubiyet duygusuyla kendini ifade eder.

248
*Utanmak da bir korku biçimidir.

249
*Düşüncelerim, zihnimin görgüsüz bir teşhiri mi, yoksa estetik bir manifestosu mu olduğu konusunda çelişki içindeyim.

250
*Bir gün sizin saatiniz durur, diğerlerininki işlemeye devam eder; ve biz buna ölüm deriz.


231 - 240



231
*İyileri seviyoruz, onlar da ölüyorlar.

232
*Kötüleri sevmiyoruz da onlar dünyaya kazık mı çakıyor; onlar da ölüyor.

233
*Duygularımı aldırmakla iyi yapmışım, her şeyi görüyor, işitiyor; ama hiçbir şey hissetmiyorum.

234
*Hiçbir düşüncenin müridi değilim, olma ihtiyacı da duymuyorum.

235
*Aslında hiçbir şeyden fazla olmak istemiyorum; çok fazla iyi, çok fazla kötü, çok fazla yazar, çok fazla dindar...

236
*Kendini dindar göstermekle Müslüman olmak arasında, cennet ve cehennem kadar fark var.

237
*İyi bir lider seksek oynamayı bilmeli; taşı atacağı yer ile ayağını basacağı yerin farkında olmalı.

238
*Hepimizin sırları var, bu başkalarına anlatmadıklarımız değil, kendimizden bile gizlediklerimizdir.

239
*Dünyaya uyumaya ve yazmaya değil; vakit geçirmeye geldim.

240
*İnsan kuşkusuz doğar ve kuşkuyla ölür.